0533 456 75 94
info@lenuspsikoloji.com 0533 456 75 94

İletişim Problemleri

lenuspsikoloji

İletişim Kurmak ve İletişimin Bileşenleri

İletişim, insanların varlığı ve hayatta kalması için oldukça kritik bir beceri olmasının yanı sıra organizasyonlar için de büyük önem arz eder. Ortak bir anlayışa ulaşmak adına insanlar arasındaki fikir, bilgi, görüş, duygu, düşünce vb. paylaşma sürecini iletişim olarak tanımlayabiliriz. Bu süreç esas olarak üç unsuru içerir: gönderici, mesaj ve alıcı.

  • Gönderici: Mesajı oluşturan ve alıcıya ileten kişidir. Bu kişi iletişimin kaynağı ve başlatıcısıdır.
  • Mesaj: Gönderici tarafından üretilen ve sonrasında iletilmesi amaçlanan her türlü fikir, bilgi, görüş, duygu, düşünce vb.’dir.
  • Alıcı: Zincirin sonuncusu olan ve gönderici tarafından mesajın iletildiği kişidir. Kişi mesajı aldığında onu uygun bir bakış açısıyla algılayıp anladığında ve mesaja göre hareket ettiğinde iletişimin amacı başarıya ulaşmış olur.

Elbette birden iletişim süreçlerinde fazla alıcı olabilir. Bu da alıcıların her birinin mesajları birbirinden algılayabileceği anlamına geldiğinden iletişim karmaşıklaşabilir.

İletişim Kurmanın Yolları

İletişim kurmanın çok çeşitli yolları vardır ve belirli bir zaman diliminde birden farklı şekilde iletişime geçmek mümkündür.

Sözlü iletişim; diğer insanlarla bilgi paylaşmak için kelimelerin kullanılmasıdır. Bu nedenle yazılı iletişimi de içinde bulundurur. Seçtiğimiz kelimeler, bu kelimelerin nasıl duyulduğu ve yorumlandığı bu tür bir iletişimin temelidir. Sözlü iletişim; yüz yüze, telefon, radyo ya da televizyon gibi diğer medya araçlarını içerir.

Sözsüz iletişim ise beden dilimizi ve jestlerimizi nasıl kullandığımızdan, nasıl davrandığımıza, kıyafetlerimizin hatta kokumuzun nasıl bir mesaj verdiğine kadar uzanan geniş bir alanı kapsar. Ses tonumuz, yansıttığımız ruh halimiz duygusal durumumuz hakkında bilgi verirken; el işaretleri veya jest ve mimikler de sözsüz iletişimin bir parçasıdır. Bu unsurlar sözlü iletişime de katkıda bulunur.

İletişim Problemleri

İletişim Sorunları

İlişkilerde karşılıklı temel beklentilerin karşılanmaması kişide çeşitli bağlanma hasarları meydana getirebilir. Bunlar da kendilerini özellikle o hasarı oluşturan kişiyle iletişim kurarken gösterebilir. İlişkileri çıkmaza sürükleyen durumların başında da iletişimdeki aksaklıklar gelir ve zaman zaman ilişkinin kopmasına kadar gidebilen sonuçlara yol açar.

İletişimdeki Sorunlar Nerede Başlar?

İletişim kurmaya başladığımız ve bu becerinin inceliklerini öğrenip kendimizi geliştirebildiğimiz yegâne yer elbette ailemizdir. Bu becerimizi zaman zaman anne-babamız arasındaki iletişimi örnek alarak, zaman zaman onlarla kurduğumuz iletişimi dışarıdaki ilişkilerimize taşıyarak irmek irmek işleriz. Aile içerisinde öğrendiğimiz iletişim tarzı özellikle partnerimizle kurduğumuz ilişkiye direkt olarak yansır. Bir zamanlar anne-babamıza bağlandığımız gibi o kişiye de bağlanırız. Eğer karşımızdaki kişi gönderdiğimiz mesajlara cevap oluşturamıyor ya da biz temas ettiğini hissedemiyorsak bağımızı kaybetmekle karşı karşıya kalırız. Bu durumda da ya kendi duygularımızı bastırır ya da bir cevap almak için savaşırız. Bu iki baş etme yönetiminin de olumlu sonuçlanmasını beklemek yanlıştır. İlki açık iletişimden ve kendimizi ifade etmekten uzaklaşmamıza neden olur. İkincisi ise taraflar arasında bir savaş ilan etmemize yol açar. Özellikle bu iki pozisyondayken yaptığımız çeşitli iletişim hataları vardır. Aşağıda bunları teker teker ele alacağız.

İletişim Hataları Nelerdir?

Yukarıda da belirtildiği üzere iletişim problemleri iletişim kurarken yapılan bazı hatalardan dolayı yaşanan aksaklıklardan kaynaklanır. Her ilişki kedine özgü ve biriciktir fakat yapılan hatalı davranış kalıplarına ayırarak inceleyebilmek mümkündür.

Karşımızdakinin Beynini Okumak

Bu davranış biçimini günlük hayatımızda sıklıkla kullanırız. Karşı tarafın zihninden geçenleri ve bizimle ilgili düşündüklerini tahmin etmeye çalışır ve muhtemelen yanlış sonuçlara ulaşırız. “Bana kızgın mı?”, “Neden beni görmezden geliyor?” gibi düşünceler aklımızda gezinir durur ve bunlara genelde olumsuz yanıtlar verirken buluruz kendimizi. “Kesin bana küstü.”, “Sanırım artık benimle ilgilenmiyor.” gibi sonuçlara o kişiyle konuşup neler olup bittiğini sormadan varmış oluruz. Bu durum önyargılarımızın iletişimin önüne geçmesine yol açar.

Küçümsemek

Küçümsemek; karşımızdaki kişinin duygularını, düşüncelerini, fikirlerini ve değerlerini önemsizleştirmeyi içerir. “Buna mı bu kadar üzüldün?”, “Abartıyorsun!” gibi cümlelerle bu değersizleştirmeye karşı tarafa hissettirebildiğimiz gibi zaman zaman beden dilimiz, jest ve mimiklerimiz bunu kelimelerin yerine de yapabilir. Her zaman iletişim kurduğumuz kişiyle aynı fikirde olmayabilir, aynı değer yargılarını desteklemeyebiliriz. Fakat önemli olan bunlardan ziyada anlamaya çalışmak ve anlaşıldığını hissetmektir.

Geçmişe Takılı Kalmak

Geçmişte yaşanmış olan konuşulup çözülmüş veya konuşulmadan hasıraltı edilmiş konuların tekrar tekrar şimdiki zamanda gündeme gelmesi iletişime zarar vererek ilişkiyi yıpratan diğer bir unsurdur. Kişi bunu belki o anda konuşulması gereken bir konudan kaçtığı için ya da kendi içerisinde hoş olmayan bir yaşanmışlığı sindiremediği için yapıyor olabilir. Alttaki nedeni araştırıp çözerek bu iletişim sorununu ortadan kaldırmak yararlı bir çözüm olacaktır.

Suçlamak/Yargılamak

“Sen” ile başlayan cümleler bu davranış biçimine oldukça iyi bir örnek teşkil eder. Bu tarz bir iletişim taraflar oluşturarak kişileri uzaklaştırır. Kişilerin birbirlerini anlamaya çalışmak yerine savunmaya geçmelerine neden olur.

Küsmek/Bloklamak

Küsmek; iletişimdeki büyük bir kopukluğa sebebiyet verir. Kişiler tam olarak neler olduğunu anlayamadan, açıklama yapmadan veya işitmeden çözüm bulmak için de çabalayamazlar. Bu nedenle küsmek ciddi bir ilişkisel probleme de yol açabilir.

Genellemek

Genelleme yapmak kişiyi çaresiz kılarken aynı zamanda kişide yetersizlik hislerini tetikler. “Bir türlü memnun olmuyorsun!”, “Çocuklarla ilgili bana hiç yardımcı olmuyorsun.” gibi cümlelerin aslında düşündükçe gerçeklik payının çok da yüksek olmadığı aşinadır. Bir kişinin memnun olduğu durumlar ya da çocuklarıyla ilgilendiği zamanlar elbette vardır. İletişim kurduğumuz kişiye eksik veya yanlış olduğu mesajını vermek yapılabilecek büyük hatalardan biridir.

Hasıraltı Etmek

Bu davranışı özellikle konuşması güç konularda sergileriz. Kavga etmek, tartışmak veya canımı sıkmak istemediğimizde o an için sorunun üzerine kapamak daha kolay gelir. Bu da iletişimde kopukluklara ve ileride geçmişe yönelik yapılması muhtemel tartışmalara zemin hazırlar.

Karakter Özelliklerine Saldırı

İletişim kurduğumuz kişiye sinirlenmek, darılmak, gücenmek elbette ki oldukça doğaldır. Fakat bu duyguların nedenini kişinin karakterine bağlamak büyük bir hatadır. Bunun yerine o kişinin hangi davranışının bizi etkilediğini açıklamak daha yapıcı bir iletişim kurma yoludur.

Eğer siz de iletişim kurma şeklinizde bu hataları yaptığınızı düşünüyorsanız değiştirmek için harekete geçmek hem size hem çevrenizdeki kişilere iyi gelecektir. Ruh sağlığı uzmanları iletişimsel sorunları ele alarak daha sağlıklı ve etkili bir ilişki ortamı kurmanıza yardımcı olabilir.

Sohbete Başla
Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz ?